Baba, yaşadığı trajik bir olayın ardından toplumsal yargılar ve suçluluk duygusuyla yüzleşmek zorunda kalan bir adamın hikayesini konu ediyor. Küçük kızını kreşe bıraktığını sanan Michal, farkında olmadan onu aracın arka koltuğunda unutur. Yaşanan trajik olayın ardından hayatı bir anda geri dönüşü olmayan bir şekilde değişir. Bu büyük hatanın yükü altında ezilen Michal, yalnızca derin bir suçluluk duygusuyla değil, çevresinden gelen sert toplumsal tepkiler ve hakkında başlatılan hukuki süreçle de mücadele etmek zorunda kalır. Her geçen gün hem kendi vicdanıyla hem de yaşadığı kaybın ailesi üzerindeki yıkıcı etkileriyle yüzleşir.